EGZOZ GAZININ DOĞAYA ZARARLARI

Motorlu taşıtlardan çıkan egzoz gazının doğaya zarar verdiği herkesçe bilinmektedir.Fakat bunun için önlem alanların sayısı çok azdır.Bizimde amacımız bu kişi sayısını olabildiğince genişletmektir.
 
AnasayfaTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Egzoz Gazı Hakkında Bilgi

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
Admin


Mesaj Sayısı: 6
Kayıt tarihi: 08/02/10

MesajKonu: Egzoz Gazı Hakkında Bilgi   Ptsi Şub. 08, 2010 7:49 pm

Hidrokarbonlar:

Motorlu taşıtlarda kullanılan petrolün, tüm olarak yanmaması etilen (C2H4) ve benzen (C6H6) gibi hidrokarbonların çevreye salınmasına neden olur.Bu hidrokarbonlar, havadaki başka kimyasal maddelerle tepkimeye girdiğinde, gözlere ve solunum yollarına zararlı etkileri olur. Benzen gibi bazı hidrokarbonların kanser yapıcı etkileri de vardır.Bu kirleticilerle, atmosferik özelliklerin oluşturduğu kimyasal reaksiyonların en önemlileri ise fotokimyasal olaylardır ki, bunlardan özellikle floroklorokarbonlar, güneşten gelen zararlı UV (ultraviole) ışınlarına karşı yeryüzünü koruyan ozon tabakasında büyük tahribata yol açmaktadır.

Doğal veya insan yapısı sonucu atmosfere karışan kirleticiler, her iki halde de Atmosfere yayıldıkları anda hızla kimyasal reaksiyonlar oluştururlar ve hava akımları ile karışır, dağılır, yayılır ve taşınırlar. Böylece kirleticiler, kaynaktan çıkıp, alıcılara ulaştığında karakterleri değişebilir. Genel olarak kirlilik,havadaki katı parçacıklar vekükürtdioksit miktarına göre belirlenir. Oysa atmosferde oluşan kimyasal olaylarda, organik maddeler büyük rol alır. Çünkü organik maddeler, atmosferde ister reaksiyona girsinler, ister girmesinler kimyasal reaksiyonların çekirdeğini oluştururlar. Hava kirliliği denildiğinde, kirleticiler ve bunların bulunduğu atmosfer ortamı aynı derecede rol oynar. Herhangi bir yerde hava kirliliği çalışması yapıldığında, ilk olarak o bölgenin meteorolojik koşulları ve havanın kimyasal yapısı incelenmelidir.

Bölgesel, meteorolojik ve coğrafik faktörlerin, havanın kirletilmesi üzerinde büyük bir etkisi vardır. Hava kirlenmesi, üç yüzyıldan beri bazı şehirlerde önemli bir sorun olmaktadır. Genel olarak iki tip hava kirlenmesi vardır. Bunlardan biri isli, kurumlu, sülfürlü olan Londra Tipi Hava Kirlenmesi, diğeri ise Los Angeles Tipi Hava Kirlenmesidir. Bazı yerlerde ise bunların her ikisinin karışımından ibaret bir hava kirlenmesi görülmektedir.

Londra tipi hava kirlenmesinde, en yüksek konsantrasyon (kirlilik) sabahın erken saatlerinde olur. Bu tip, oldukça düşük sıcaklıkta ve oldukça yüksek nemde meydana gelir. Zerrelerle ve kükürt dioksit gazıyla atmosfer kirletilmiştir. Londra tipi hava kirlenmesinin, bronşit ve astım rahatsızlıklarına neden olduğu ileri sürülmektedir.1952 Yılında Londra’yı kaplayan kalın sis ve duman tabakası, iki hafta içerisinde dört bin insanın ölümüne yol açmış, bir o kadar insan da üç ay içerisinde can çekişerek ölmüştür.

Normal olarak, gündüz hava ısınırken, yukarı doğru çıkan hava cereyanı 200-750 m’lik bir karışım derinliği meydana getirir. Fakat yüksek basınçta ve zemin yüzeyindeki soğuk hava kütlesinde, havanın durgun olduğu havzalarda, gündüzleri havanın ani ısınması ile inversiyon meydana gelir. Bu çeşit olaylar şehirlerde havanın kirlenmesine yol açar. İşte Los Angeles tipi hava kirlenmesi bu olayın sonucudur. Fotokimyasal olan Los Angeles tipi hav kirlenmesinde, en yüksek konsantrasyon öğleyin 11 ile 13 saatleri arasında olur. Bu olay genellikle yüksek sıcaklıkta ve oldukça düşük nemde, açık günlerde meydana gelir. Londra tipi hava kirlenmesinden diğer önemli bir fark, atmosferde ozon ve peroksiasetilnitrat gibi bazı bileşiklerin bulunması sebebiyle kimyasal oksitlemenin oluşmasıdır. Bu bileşikler, 50 milyon otomobilin egzozundan çıkan ve LosAngeles çukurluğunda toplanan azot oksitlerin ve hidrokarbonların komplesk karışımların ve güneş ışığının etkisi ile oluşurlar. Bu tip kirlenme, değişik tarım ürünlerine, çiçeklere ve ağaçlara çeşitli zararlar verir.Ayrıca gözlerde rahatsızlık ve görüş mesafesinin kısalması, ölüm oranlarının artması gibi etkileri de vardır.

Atmosfer ile ilgili alanlarda çalışan bilim adamlarının en önemli gündem maddelerinden birini uzun zamandan beri ozon tabakasındaki delik oluşturmaktadır.Bir grup, alınan tedbirler ile problemin ortadan kalktığını ve önemli bir problem olmadığını iddia ederken, diğer bir grup ise bu düşünceye katılmamaktadır.

Ozonun en önemli düşmanı kloroflorokarbon (CFC)gazlarıdır. Bu gaz 1930’da Thamos Midgely adlı araştırmacının General Motors firması için yaptığı çalışmalar sonucu geliştirilmiş ve soğutma maksatlı ev aletlerinde kullanılmaya başlanmıştır. 1940’lı yılların ortalarında ABD’deki soğutucuların büyük bir çoğunluğu CFC ile çalışıyordu. İlerleyen yıllarda CFC üretimi ciddi boyutlarda arttı ve yeni kullanım alanları buldu.

1970’de ozon tabakası üzerindeki olumsuz tesire ilk defa Paul Crutzen dikkat çekti; onun yaptığı çalışmada zararlı maddelerin azot oksitleri olduğu tespit edildi.1974’de Richard Stolarski ve Ralph Cicerone uzay mekiklerinin egzozlarından çıkan klorinin ozona zarar verdiği uyarısında bulundular. Aynı yıl F. Sherwood Rowland ve M. Molina strotosfere ulaşan CFC’lerin ozona zarar verdiğini ilk defa iddia ettiler ve CFC üretiminin en kısa zamanda sınırlandırılıp yasaklanmasını istediler. Devam eden çalışmalar bu ikazı destekleyici neticeler verince, 1976’da ABD’de, spreylerde CFC kullanımının 1978’den itibaren yasaklanma kararı alındı. İlerleyen yıllarda milletler arası girişimler başladı. Bu arada ozonun Antarktika üzerinde inceldiği tespit edildi (1985). 1987’de 140 ülkenin imzaladığı Montreal Protokolü ile CFC üretimindeki artışların durdurulması ve üretimin 1998’de yarıya indirilmesi kararlaştırıldı. 1992’de Kopenhag’da yapılan toplantıda ise CFC’lerin gelişmiş ülkelerde 1996’da , gelişmekte olan ülkelerde ise 2010 yılında tamamen üretimden kaldırılması kararlaştırıldı. 1996’da, yapılan çalışmalarla milletler arası protokollere uyulması halinde ozon tabakasının kendini tamir edebildiğinin 21. Yüzyılda gözlenebileceği tahmini öne sürüldü.
karbonmonoksit
Karbonun tam olarak yanmaması sonucu ortaya çıkan, renksiz ve kokusuz bir gaz¬dır. Son derece zehirlidir. Sarı mavi bir alev vererek yanar ve karbondiokside dönüşür. Havalandırılması iyi olmayan oda¬larda gazyağı, kömür veya gaz gibi mad¬delerin yakılması sonucu oluşur. En önemli karbonmonoksit kaynağı otomobil ekzoslarıdır.
Acık havada derhal karbondiokside dönüşür, kapalı bir yerde ise kısa sure içinde insanı öldürebilecek düzeye çıkabilir.
Akciğerlerden kan dolaşımına katılan kar¬bonmonoksit, alyuvarlarda hemoglobine bağlanır ve vücut hücrelerine kan taşın¬masını engeller. Bu tür bir zehirlenmeye uğrayan kimsenin kanı, parlak kiraz kır-mızısı renaini alır.
Azot Oksitleri:

Azot oksitleri daha çok enerji santrallerinden ve motorlu araçların egzoz borularından yayılır. Bir azot oksit olan nitrojen dioksit (NO2 ) solunması kalp, akciğer ve karaciğer rahatsızlıklarına ve solunum yolu hastalıklarına yol açar.

İL Çevre ve Orman Müdürü ZAKİR KARARTI’ NIN BİR AÇIKLAMASI

Egzoz gazı ile havanın kirlenmesine müsaade etmeyin
Hava kirliliğinin başlıca nedenlerinin egzoz ve yakıttan meydana geldiğini ifade eden, İl Çevre ve Orman Müdürü Zakir Karartı, vatandaşların bu konuya duyarlı olmasını istedi. İl Çevre ve Orman Müdürü Zakir Karartı, kirliliğin sebepleri araştırıldığında, ısınmadan kaynaklanan yakıtların ve egzoz kirliliğinin ilk sırada yer aldığını söyledi. Çevre kirliliğinin ortadan kaldırılması sürecinde, torbalı kömüre geçiş ve ithalatçı firmalara satış izin belgesi verilmesi gibi kirliliğin önüne geçilmesi amacıyla yapılan çalışmaların olumlu sonuçlar verdiğini açıklayan Karartı, “Bütün bu çalışmalara rağmen çevre kirliliği hala olumsuz bir tablo sergiliyor. Bu olumsuz tablonun ortadan kaldırılması için daha radikal önlemlerin alınması şarttır. Bu yıl çevre kirliliğinde önemli bir yer tutan egzoz kirliliği üzerinde duracağız, çünkü egzoz kirliliğinde sorun sürmektedir. Egzoz emisyonları hava kirliliği ile beraber bileşiminde bulunan gazlar; kanın oksijen taşıma yeteneğini azaltmakta, doku, kemik ve sinir sistemlerine zarar vermekte, zehirleyici etkisiyle sağlımızı tehdit etmektedir" dedi. İl Çevre ve Orman Müdürü Karartı, insanın sağlıklı bir yaşam sürdürebilmesi için sağlıklı bir çevrenin oluşturulması gerektiğine dikkat çekti. Karartı, sanayi ve ulaşımın hava kirliliğinde en önemli etken olduğunu kaydetti. Egzozdan çıkan kirli gazın hava kirliliği oluşturduğunu, bununla beraber asit yağmurlarının meydana geldiğini hatırlatan Karartı "Asit yağmurları su kirliliğine sebep olur. Toprak ve topraktaki canlılara zarar verir. Ülkemizde özellikle son yıllardaki hızlı nüfus artışı, şehirleşme ve sanayileşmeye paralel olarak çevre kirliliği sorunları önem kazanmış, bunun yanında hava kirliliği de özellikle büyük şehirlerimizde kendini hissettirmeye başlamıştır. Konutlar ve endüstri gibi sabit emisyon kaynaklarından ileri gelen hava kirliliğinin yanı sıra motorlu taşıtlardan kaynaklanan egzoz kirliliği de aynı derecede önemli bir sorundur. Benzin ve dizel taşıtların çıkardığı egzoz gazlarında bulunan zararlı maddelerin özellikle katlı kavşaklar gibi trafiğin yoğun olarak yaşandığı merkezlerde çevreye ve insan sağlığına verdiği ve vereceği zararlar oldukça fazladır. Genellikle kent merkezlerindeki karbon monoksit (CO) emisyonlarının %70-90’ından, azotoksit (NO) emisyonlarının %40-70’inden, hidrokarbon (HC) emisyonlarının yaklaşık % 50’sinden ve şehir bazında kurşun emisyonlarının %100’ünden özellikle motorlu taşıtlar sorumludur" diye konuştu. Karartı, "Fosil yakıt yakan tesis ve düzenekler içinde, kullanılan yakıtın içerdiği kimyasal enerjiyi en düşük verimle mekanik enerjiye dönüştürebilen aygıt içten yanmalı motorlardır. Bunun sonucunda motorlu taşıtlarda bol miktarda yanmamış petrol buharı, egzoz gazları ile birlikte atmosfere atılmaktadır. İçten yanmalı motorlarda kirleticilerin kaynakları, egzoz borusu, karter havalandırma, yakıt havalandırma deliği ve karbüratördür. Egzoz borusundan meydana gelen kirleticiler, toplam kirleticilerin %65-85’ini oluşturur. Egzoz kaynaklı kirleticiler, yanmamış hidrokarbonlar (HC), karbonmonoksit (CO), azotoksitler (NOx), benzin oktanını yükseltmek için ve vuruntuya karşı kullanılan kurşun tetra peroksitler ve diğer oksitlerdir. Yanma ürünleriyle hava-yakıt karışımı arasındaki ilişki egzoz emisyonları için önemlidir. Zengin bir hava-yakıt karışımında yanmamış hidrokarbon ve karbonmonoksit değerleri düşük çıkmaktadır. Buna karşın fakir bir hava-yakıt karışımında ise Nox dönüşüm verimi düşmektedir. Egsoz emisyonlarındaki değişmeler aracın hızına bağlıdır. Motor hızı arttığında egzoz gazındaki HC konsantrasyonlarında azalma meydana gelmektedir" açıklamasını yaptı. Motorlu kara taşıt araçlarında atık gaz çıkışlarının yer seviyesine çok yakın olduğunu ifade eden Karartı, şu bilgileri verdi: "Bu nedenle atmosfere atık gaz emisyonu yapan diğer kirleticileri kaynaklara göre çok daha büyük zararlara yol açmaktadırlar. Bu emisyonlar solunum yollarında ve kanda çeşitli rahatsızlıklara neden olabilmektedirler. Dünya Sağlık Teşkilatı, sağlık üzerinde olumsuz etkilerin gözlemlendiği 0.1 mg/ml kan kurşun konsantrasyonu limitinin aşılmaması amacı ile kent havasındaki kurşun konsantrasyonunun 1/0,5mg/m3 olarak hedeflenmesini önermektedir. Kurşunun yarılanma ömrü; kanda 20-40 gün, kemiklerde ise 10 yıldır. Taşıtlardan kaynaklanan kurşun emisyonları, özellikle sokaklarda çalışan insanlar, otobüs şoförleri ve sokakta oynayan çocuklar için zararlıdır. Benzindeki kurşun katkısı için çeşitli benzinlerde Avrupa Topluluğu’nda çeşitli sınırlamalar verilmiştir. Kurşunun insan ve çevre sağlığına etkisini minimuma indirmek üzere kurşunsuz benzin kullanımının ülkemizde yaygınlaştırılması, bu benzinin ülke çapında dengeli dağıtımı ve bulunabilirliğinin sağlanması, tüketiciyi teşvik amacıyla satış fiyatının indirilmesinin önemi büyüktür. Ancak yeterli değildir. Kurşunsuz benzinin kullanımını zorunlu kılan katalitik konvektör gibi teknik ekipmanların araçlarda kullanılması ile kurşunsuz benzin kullanımı artmakta, dolayısıyla kurşunun çevre ve insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkisi azalmaktadır." Dedi



Egzoz Dumanı
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://cevrecigenclik.turkforumpro.net
 

Egzoz Gazı Hakkında Bilgi

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

 Similar topics

-
» Smackdown Hakkında Bilgi
» kanal hakkinda bilgi opluk ve uyelik
» Bursa hamamları ön bilgi
» cat iptali hakkında
» İstek ve Sorunlar Hakkında

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
EGZOZ GAZININ DOĞAYA ZARARLARI :: Egzoz Gazı ve Zararları-